Yemen, Arap Yarımadası’nın en güneyinde bulunan bir ülke. Son yıllarda ise adı neredeyse sadece kaos, iç savaş ve acı kelimeleriyle birlikte anılıyor.
Yemen; Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan, dünyanın en önemli deniz geçiş noktalarından biri olan Babülmendep Boğazı’nın hemen yanı başında bulunuyor.
Son yıllarda İran’ın etkisini özellikle Husiler üzerinden iyiden iyiye gösterdiği Yemen, aynı zamanda yeni planların ve yeni hesapların en kanlı şekilde yapıldığı, ölümün kol gezdiği bir ülke haline geldi.
Bugün bu ülke bir kez daha dünyanın ana gündem maddelerinden biri haline geldi.
Özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan İran- Katil İsrail ve ABD çatışmaları sırasında Husilerin Katil İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği füze ve saldırılarla Yemen’in adı dünya gündeminde daha fazla yer almaya başladı.
Ülkenin stratejik konumu ve siyasi belirsizlik içerisinde Husilerin ülkenin önemli bir bölümünü kontrol etmesi nedeniyle Yemen, fiilen parçalı bir yönetim yapısı içerisinde bulunuyor.
Ancak Yemen’i sadece iç savaş ve siyasi çatışmalar üzerinden değerlendirmek büyük resmi görmemize engel olur.
Çünkü Yemen, dünya ticareti ve enerji taşımacılığı açısından son derece stratejik bir konuma sahip.
Yemen ile ilgili bazı verileri aşağıda paylaşacağım ve Yemen’deki hesabın ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.
1- Yemen’in stratejik olarak bu kadar önemli olmasının temel nedeni, küresel deniz ticaretinin ve enerji sevkiyatının önemli güzergâhlarından birinin üzerinde bulunan coğrafi konumudur.
2- Yemen, Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ni birbirine bağlayan Babülmendep Boğazı’nın hemen kıyısında yer almaktadır.
3- Bu boğaz, Süveyş Kanalı üzerinden Asya ile Avrupa arasındaki en önemli deniz ticaret rotalarından birinin geçiş noktasıdır. Kızıldeniz-Süveyş güzergâhı, küresel deniz ticareti açısından son derece büyük bir öneme sahiptir.
4- Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve enerji ürünlerinin Avrupa ve diğer küresel pazarlara ulaşmasında Kızıldeniz-Babülmendep güzergâhı önemli bir rol oynamaktadır.
Bu maddelere baktığımızda bile Yemen’deki asıl hesabın ne olduğunu çok daha iyi görebiliyoruz.
Yemen üzerinden yapılan hesap; enerji koridorlarından deniz ticaretine, bölgesel güç mücadelesinden küresel ticaret yollarının güvenliğine kadar pek çok alanı etkileyebilecek bir yapı üzerine kuruludur.
Asıl bakılması gereken nokta ise şudur:
Yemen’de yaşananlar sadece Yemen’in kendi iç meselesi değildir.
Yemen topraklarında yaşanan mücadele, büyük güçler arasındaki rekabetin bölgesel bir yansımasıdır.
Başka bir ifadeyle, büyük güçler Yemen toprakları üzerinde BİLEK GÜREŞİ yapmaktadır.
Bir tarafta bölgesel nüfuz mücadelesi, diğer tarafta enerji ve ticaret yollarının güvenliği, diğer tarafta ise Kızıldeniz ve Babülmendep üzerinden küresel dengeleri etkileme arayışı...
Bu nedenle Yemen’e sadece bir iç savaş ülkesi olarak bakmak eksik kalır.
Çünkü Yemen’in bulunduğu coğrafya, sahip olduğu stratejik konum nedeniyle çok daha büyük hesapların kesişme noktasında bulunuyor.
Umarım Yemen’de de bir gün bütün bu yaşananlar sona erer.
Umarım Yemen, savaşların ve hesapların ülkesi olmaktan çıkar; yeniden huzurun ülkesi olur.
Saygı ve hürmetle.